| |
||||
|
Ana sayfa>Egitim Dağcılık.::.Su Sporları.::.Kaya Tırmanışı.::.Kayak.::.Orientring.::.Yürüyüş.::.Temel
Paul BERT 1800’lü yillarin basinda düsük oksijenli ortamin yaratacagi uyumsuzluklardan ilk sözedenlerdendir. Havaciligin ilerlemesi ile bu konuda daha genis çalismalar yapilmaya baslanmistir. Nihayet 1968 Olimpiyat Oyunlarinin 2000m.nin üzerinde yapilmasi gündeme gelince, sporda hipoksinin yeri bu alanda daha detayli incelenmistir ( Açikada., Ergen, 1990). 1968 Olimpiyat Oyunlari ile 1970 Dünya Futbol Sampiyonasinin Meksika’da düzenlenmesi “ Spor ve Yükseklik “ temasina dünya çapinda bir güncellik kazandirdi. Sportif verim dayanikliligina orta yükseklikte rakimlarin akut ve kronik tesirlerini incelemek amaci ile genis arastirmalar yapilmaya baslandi ( Schunmacher,1982). “Spor
ve Yükseklik” iki görüs açisindan
incelenmektedir. Bunlardan biri yükseklige uyum saglama,
ikincisi ise yüksekte çalisacak daha alçak
rakimlar da verim dayanikliligini arttirma. Bu usul kürekçiler
ve uzun mesafe kosuculari tarafindan hala kismen uygulanmaktadir.
Interval-dayanikliligina dayanan spor türlerinden futbolda
da 1800m. Yüksekliginden itibaren yapilan çalismalar
dayaniklilik yetenegini arttirma yaninda bilhassa yeni sezona
hazirlanirken baska faydalar saglarlar. Hava içindeki oksijenin
miktari %5-10 oraninda normalden daha az olacagindan, sporcu bu
oranda düsürülmüs bir tempo ile rakimi alçak
yerlerde verdigi verimin aynisini verir Hipoksik antrenmani
kullanan hemen hemen bütün ilgililerin birlestikleri
noktalardan biri yükseklige uyumda alinan cevaplarin bireysel
farkliliklar gösterdigidir. Tabii ki bu da hipoksik antrenmanin
degerlendirilmesini güçlestirmektedir. Hipoksik antrenmana
tabi görülmemistir.
Yazarlarin birçoguna göre bu nedenle yükseklikte
meydana gelen yükseklige uyumla ilgili fizyolojik degisikliklere
deniz düzeyindeki performans artmasinin bir garantisi olarak
bakmak pek dogru olmasa gerek, Saltin’in arastirmalarina
göre performansin zaten zirvede bulunan sporcular yükseklik
antrenmanindan istifade saglamislardir. Saltin’ e göre
performansi düsük olanlarda hipoksik antrenman bir düzelme
saglayabilir. Nitekim Faulkner’ de buna bir benzer gözlemde
bulunmus daha ziyade maksimal VO2’ si düsük olan
sporcularin yükseklikte faydalandigini iddia etmistir. Shephard’a
göre sporcu anemik ise yükseklikten istifade artar.
Travers’ de Münih Olimpiyat Oyunlarindan evvel St.
Moriz’ e götürdükleri Ingiliz ekibinden düsük
Hb.’li olanlarda yüksekligin daha etkili oldugunu ve
digerlerine oranla Hb. Düzeylerinin daha tutarli bir artma
gösterdigini saptamistir. Owen bu konudaki literatürü
gözden geçirdikten ve ilgililerle konustuktan sonra;
genel antrenmanlarin da gene yarim gün süre ile, 2000
metrede yapilmasinin ve 2000 metrede uyunmasinin ve yükseklik
Mellorowitz ve ark. Fiziksel ve performans özellikleri benzer iki gruptan birini deniz düzeyinde, diger grubu da 2000m.’de antrenmana tabi tutmuslardir.. Her iki grubun tabi oldugu antrenman tipi, süresi, ortam kosullari, diyet, uyku süreleri ayni tutulmustur. Yükseklikten deniz düzeyine dönüldügünde hipoksik antrenmana tabi tutulanlarin VO2’leri daha yüksek bulunmus ve bu yükseklik 3 hafta kadar sürmüstür. Mellerowitz ve ark. Hipoksik antrenmana tabi tutulmus sporcularin deniz düzeyine indiklerinde gösterdikleri performans artimini istatiksi yönden de anlamli oldugunu bulmuslardir ( Akgün,1992). Asahina ve
ark. Yükseklik antrenmanindan sonra deniz düzeyine dönüste
maksimal VO2’ de artma oldugunu saptamislardir. Klausen
ve ark., Balke ve ark.’ da fiziksel performansin yükseklikte
arttigini bildirmislerdir. Bununla beraber Conzolazio 3475 m.’de
aerobik gücün % 25 kadar azaldigini ve deniz düzeyine
döndükten sonra bu düsüklügün devam
ettigini, Buskirk ve ark. 4270m. Yükseklikte 48 gün
sonra max VO2 ‘i normal ancak % 75 kadar oldugunu bulmuslardir.
Hansen ve ark da yüksekligin max VO2 yi arttirdigini gösterememislerdir.
Hatta Saltin yükseklikte performansi daha yüksek atletlerde
aerobik güç kaybinin digerlerinden daha fazla oldugunu
bulmustur. Görülüyor ki hipoksik antrenmanin sonuçlarini
bir noktaya toplama olanagi yoktur Yüksege çikildikça barometrik basinçla birlikte O2 nin kismi basinci düser. Solunum olayi burundan baslayip hücrelerde sonlanmaktadir. Basinç farklari solunumun her asamasinda etkili olur. Bu farka uyum ( Aklimatizasyon), kisiden kisiye degisim göstermektedir. Azalan basinçla birlikte birim hacimdeki O2 molekül sayisi da azalacak, organizmanin gereksinimi degismeyeceginden, ayni miktarda O2 almak için solunum sikligi ve derinligi arttirilmaya çalisilacaktir. Yapilan arastirmalarda saglikli bir kisinin 5486 m yükseklikte en çok 30 dk.; 9144 m yükseklikte ise 1 dk. kalabilecegi saptanmistir. Bazi dagcilar ise antrenmanlar sonucu 8883 metre yükseklikteki Everest’ e oksijen almadan tirmanabilmektedirler( Açikada., Ergen,1990). |
|||