
SPORCU BESLENMESI
Derleyen: Serkan Emre SEFA
GIRIS
Performanslarini
iyilestirmeye çalisan sporcular için uygun bir beslenme
üzerinde durulmasi gereken bir konudur.Uygun gir diyet her
ne kadar gücü,kuvveti veya dayanikliligi dogrudan dogruya
arttirmasa da insan vücudunun düzgün çalismasini
saglayacak iyi bir egitim programi için gerekli ham maddeyi
saglar.Bu bölümde beslenme pratiginin bilimsel dayanaklari
incelenecektir.Bunun için sporcularin besin ihtiyaçlari
ile ilgili pratik bilgiler kullanilacaktir.
SPORDA
DIYETIN ROLÜ
Sporcularin besin ihtiyaçlarini etkileyen bir çok
faktör vardir.Bunlarin içinde sporcunun fiziksel kondisyonu,beslenme
durumu,yasi ve genetik durumu vardir.Buna ek olarak maddelerin,besinin
kimyasal yapisi içinde veya çevrede bulunmasi ve
orani da rol oynar Diyetler ayri ayri ele alinmalidir.Sporcularin
çok farkli geçmisleri olabilir.Yas,cinsiyet fiziksel
kondisyon ve metabolik durum her sporcu için farkli degerlendirilmelidir.Örnegin
gelisme çagindaki sporcular için vücudun gelismesini
destekleyecek diyetler uygulanmalidir.
Besin ihtiyaçlarina ve fiziksel performansa etki eden pek
çok faktör bulundugundan,uygulanan bir diyetin performans
üzerindeki etkisini ölçmek zordur.Basariyi garantileyen,sihirli
bir formül içeren bilgiler bulunmadigindan beslenmeyle
ilgili çesitli pratik bilgile gelismistir. Diyetler güçlü
vücut yapmaz.Hizi arttirmaz.Güç kuvvet ve dayaniklilik
ancak egitimle saglanabilir.Diyet vücudu performansini arttiracak
iyi bir egitim programi için gerekli hammaddeleri içerir.Enerji
ve agirlik kontrolü.
AGIRLIK VE VÜCUDUN YAPISI
Sporcularin agirlik kontrolü agirliktan çok vücut
yapisi üzerinde odaklanmalidir.Basit bir agirlik ölçümü
yerine Vücuttaki yag oranini ölçmek daha faydalidir.Vücudun
yag yüzdesi belirli araliklarla her yil ölçülmelidir.Egitimdeki
ve diyetteki degisikliklere bu ölçüm sonuçlarina
göre yön verilmelidir. Önerilen ortalama yag oranlari
erkekler için %15 ,kadinlar için %26 dir.Çogu
sporcunun yag oranlari bu degerlerin altindadir.Çünkü
fazla yag fazla çalismayi gerektirir fakat etkinlik üzerinde
bir fayda saglamaz.Erkek jimnastikçiler ve kosucular için
yag orani %5-8 arasinda iken kadinlar için bu deger %10-12
arasindadir.
Tablo 1 de bazi spor dallarinda sporcularin vücutlarinda
gözlenen yag oranlari gösterilmektedir.
Spor
dali |
Cinsiyeti |
Yag
orani % |
Halter |
E |
9.8-12.2 |
Basketbol
|
B
|
20.8-26.9 |
Futbol
- Savunma
- Forvet
- Kenar
- Kaleci |
E
E
E
E
|
7.1-10.6
9.4-12.4
13.4-14.4
14.4
|
Yüzme
|
E
B |
5.0-8.51
7.1-26.3 |
Tenis
|
E
B |
15.2-16.3
20.3 |
Güres
|
E |
40-10.7 |
Kosu |
E
B |
6.3-13.6
15.2-19.2 |
Tablo
1:Bazi spor dallarinda sporcularin vücutlarinda
gözlenen yag oranlari.
Genel
olarak erkek sporcular için %8-10 Bayan sporcular için
%12-14 yag orani idealdir.
VÜCUT YAGININ ÖLÇÜLMESI:
Vücut
yagini ölçülmesi için çesitli yöntemler
mevcuttur.
1-Skinfold yöntemi
2-Suda agirlik hesaplama
3-Dokulardaki elektriksel impedansin ölçülmesi
Su alti yag ölçme vücut yagini dogru olarak belirler.Ancak
akciger hacminin hesaplanmasini gerektirir ve genelde kullanisli
degildir.
Skinfold yöntemi kolay ve ucuz elde edilebildigi için
daha kullanislidir.Bu aletlerle yag orani hesaplanirken , vücudun
belli bölgelerindeki katmanlar sikistirilip kalinlik ölçülür.Ölçülen
bu deger daha önceden belirlenmis standartlarla karsilastirilarak
yag yüzdesi belirlenir.
ENERJI IHTIYACI
Kalori bir enerji ölçüsüdür.Yiyeceklerin
verdigi enerji ve vücudun harcadigi enerji kalori cinsinden
ölçülebilmektedir.Bir kalori bsr gram suyun sicakligini
bir santigrat derece arttirmak için gereken isi miktari
olarak tanimlanabilir.Bir kalori çok küçük
enerji miktari oldugundan egzersizler sonucu harcanan enerji veya
yiyeceklerin enerji içerigi belirtilirken kilokalori tanimi
daha çok kullanilir.Kilokalori C harfiyle yada 1000 kalori
olarak gösterilir.Kaloriler, karbonhidrat,yag,protein ve
alkolden saglanabilir.Bir besinin kalorisi enerji içerigini
belirtir.Protein ve karbonhidratlarin birer gramlari 4'er kalori
verirken,Bir gram yag 9 kalori,bir gram alkol ise 7 kalori vermektedir.
Sporcularin kalori harcamalari yas,cinsiyet,vücut agirligi,vücut
yapisi,metabolik oranlari ve fiziksel aktivite düzeylerine
göre degisiklik gösterir.
Kilogram vücut agirligi basina kalori ihtiyaci çocuklarda
en yüksektir.Çünkü,dokularin gelisimi ve
büyüme kalori gerektiren islevlerdir.Ilerleyen yaslarda
kalori ihtiyaci düser.
Vücut agirligi kalori ihtiyacini dogrudan etkiler.Çünkü
daha agir bir vucud ile çalismak daha çok kalori
gerektirir.Vücuttaki yag orani da kalori ihtiyaci için
önemlidir.Çünkü,kaslarin kalori ihtiyaci
yaglara göre daha fazladir.Bu sebepten ayni agirliga sahip
iki sporcudan yag orani düsük olaninin kalori ihtiyaci
daha fazla olacaktir.Erkekler kadinlardan daha az yag oranina
sahip olduklari için kalori ihtiyaçlari daha fazladir.
Metabolik oranlardaki çesitli degismeler kalori ihtiyacini
etkiler.Bu oranlar %10-20 arasinda degisir.Fiziksel aktivite fazladan
1000-1500 kalori arasinda ek bir gereksinim dogurur.Eksersizlerle
harcanan kalori miktari aktivitenin süresine ,yogunluguna
ve sporcunun agirligina göre degisiklik gösterir.
Enerji sarfiyati efor gücü ile yakindan iliskilidir:Kosma
hizinin 3.3m/sn den iki katina 6.6m/sn ye çikarildigindan
enerji gereksinimi 8 kat artar.Yüzmede hizin 3 katina çikarilmasinda
0.33m/sn den 1m/sn ye 5 kat enerji gerektirir.
Bir sporcunun enerji ihtiyacinin hesabi çok kolay degildir.Çünkü
çalisma süresince yeterli beslenmesi idmanda harcadigi
ortalama enerji ve yarismada harcadigi enerji dinleme durumu ve
yeterli uyku gibi bütün durumlarin bilinmesi gereklidir.
Kas
kontraksiyonunda enerji sarf edilir.kaslarin yeniden eski durumuna
gelmesi için,bu enerji yerine konmalidir.Kaslarin 5 esas
motorik zorlanma sekilleri vardir.
1-Koordinasyon(Teknik):Santral sinir sistemi ve iskelet kaslarinin
birlikte çalismasidir.
2-Flexibilite(Eklemlerde oynaklik):Bir veya birden çok
eklemin istemli hareket bölgesi anlasilir.
3-Kuvvet:Insanlarda kuvvet;statik kuvvet.dinamik kuvvet ve kuvvet
mukavemeti seklindedir.
4-Çabukluk(Sürat):Anlam olarak kuvvetin kütleye
etkisi olarak tanimlanir.
5-Dayaniklilik(Mukavemet):Bu ,yorulmaya karsi ayni anlamdadir
Kaslar en çok enerjiyi:Kuvvet,sürat veya mukavemetle
birlikte istendiginde sarf ederler.Iskelet kaslarinda her kg doku
için 2.5 g ATP bulunur.Bu miktar aniden baslayan kas çalismasi
ile bir kaç saniyede tükenir ve ayni hizda yerine
konmasi 3 sekilde meydana gelir.
1-Enerji
depolayan kreatinfosfatin kullanilmasi(Anaerobik ATP-KP):Kas
hücreleri ancak 3 mol ATP depo edebilir.Buda birkaç
saniyelik eksersiz için yeterlidir.Kasta bulunan diger
bir enerji kaynagi kreatinfosfat(KP)olup dolayli olarak fosfat
iyonlari saglar Bu yolla oksijen kullanilmadan ve süt asidi
tesekkül etmeden enerji çok çabuk elde edilir
ve saglanan enerji 8-10 saniyelik eksersizler için kullanilir.
2-Glikojen
ve yag(Gerektiginde aminoasitlerin)larin oksijen sarfiyati ile
yakilip yeni ATP yapimi(Aerop enerji):Oturur pozisyondan
yürümeye,yürür pozisyondan kosmaya geçerken
vucudun enerji harcamasinda dolayisiyla oksijen kullaniminda eritme
olur.Buna aerobik yada oksijenli enerji olusumu denir.Yüzme
,kayak,kros,maraton,bisiklet gibi dayaniklilik spor dallarinda
enerji olusumu aerop yolla olur.
3-Glikojenden
enerji elde etme yolunu kisaltmak(Anaerop laktik asit olusumu):Iki
dakikadan daha az süren eksersizlerde ,yüzme ,yüksek
atlama,halter ve atma spor dallarinda enerji anaerobik yani oksijensiz
yolla olur.Enerji kaynagi olarak glikoz kullanilir.
Kas hücresinde ATP ye göre daha çok bulunan kreatinfosfat
ATP nin yenilenmesi için
depo görevi yapar Enerji bakimindan zengin fosfatlarin kullanilmasi
efor çokluguna göre yaklasik 5-20 saniye yani 100
metre kosudaki enerji sarfiyatini karsilamak için yeterlidir.
Yeterli oksijen bulunuyorsa kreatinfosfat besin maddelerinin oksidasyonu
ile yenilenir.
Aerop enerji elde edilmesi basit olarak su sekilde olur.
Besinmaddesi+oksijen>Karbondioksit+su+enerjiAgir eforda anaerop
glikoliz baslar.
Glikojen-->pruvik asit-->Süt asidi(Laktik asit)+Enerji
Bir mol glikozdan 2 mol prüvik asit meydana gelir.Buda anaerop
olarak 2 mol laktik aside indirgenir.Sonuç olarak 1 mol
glikozdan 2 mol ATP elde edilir.Aerop glikolizde ise 1 mol glikoz38
mol ATP verir.
Glikozun oksijen kullanilarak yakilmasi ile elde edilen enerji,laktik
asitten elde edilen enerjiden daha fazladir.Anaerop glikolizde
meydana gelen laktik esit ayrica,kas kontraksiyonunu inhibe eder.Bu
yüzden fazla efor durumlarinda aerop metabolizma organizma
için önem kazanmistir.
Uzun süren ve çok agir olmayan efor durumlarinda organizmadaki
yag depolarindan faydalanilir.Serbest yag asitleri mitokondirilerde
ayni sekilde okside edilerek yakilir.Bunlarin artiklari karbonhidrat
metabolizmasina girer.Bu reaksiyona (limon asidi siklüsü)
denir.1 mol stearik asit 148 mol ATP verir.Organizma ne kadar
çok oksijen depo edebilirse o kadar çok enerji aerop
olarak kazanilir.Idman ile organizmanin maksimal oksijen tutma
yetenegi arttirilabilir.Burada özellikle bilinmesi gereken
husus,enerji elde edebilmek için karbonhidratlarin oksidasyonu
için gereken oksijenin ,yaglarin oksidasyonu için
gerekenden daha az olusudur.Çünkü karbondioksit
molekülünde yaglara göre daha fazla oksijen vardir.
Glikozun oksidasyonunda 6 mol oksijen(134.41) sarfiyati ile 672
kilokalori elde edilir.Bu her litre oksijen için 5.01 kcal
demektir.Yani glikoz oksidasyonu(Aerop enerji saglanmasi) ile
enerji elde etmek yag asitlerinin yakilmasi ile enerji elde etmekten
daha ekonomiktir. Unutulmamasi gereken:en ekonomik enerji, mümkün
oldugu kadar az oksijen sarfiyati ile elde edilen enerjidir.Buda
karbonhidratlarin yanmasindan saglanir.
Buna karsin vucudumuzun en önemli enerji deposunu yaglar
saglar.Yaglar vucudun rezerv enerji kaynagidir.Yaglarin yakilmasi
yani büyük enerji rezervinden faydalanmak idman ile
kazanila bilinen bir yetenektir.Idmansiz durumlarda,ihtiyaç
duyulan enerji hemen hemen yalniz karbonhidratlarin yakilmasi
ile saglanir.Fakat idman ile yag enerjisi kaynaklarindan yararlanilmasi
saglanir.
SU
METABOLIZMASI
Su hidrojen ve oksijenden olusan,kokusuz Tatsiz saydam
bir sividir.Bütün organizmalarda madde alis verisi için
su gereklidir.Ayrica su solunum zincirinde enerji kazanilmasinda
son üründür.
Insan organizmasinin %60-70 i sudur bu suyun 2 / 3 'ü hücreler
içinde geri kalani dokular arasi sivida ve kanda bulunur.Genellikle
su gereksinimi günlük 2500-3000 kaloriye karsilik her
bir kalori için 1 mililitre hesabi ile 2.5-3 litre olarak
hesaplanir.Vucud agirliginin %2 si kadar su kaybinda verimde düsüs
%20 kadar,%4 su kaybinda ise verim düsmesi %40 kadar olur.Insan
fizyolojik gereksinim olan suyu her gün muntazaman olarak
karsilamak zorundadir.Bunun yaklasik %50 si içeceklerden,%35
i yiyeceklerden,%15 inide oksidasyon suyu olarak vücuttaki
gidalarin yakilmasindan saglar.Metabolizma sirasinda besinin metabolik
enerjisinin her 100 Kalorisi için10-14 gram su olusur.Besin
maddesinin oksidasyonu ile olusan metabolik su miktarinin nasil
belirlendigini bir sekerden olusan metabolik suyu örnek vererek
açiklayalim:
C6H12O6 (Seker) + 6CO2 (Karbondioksit)---> 6CO2(Karbondioksit)
+ 6H2O(Su)
Sekerin
molekül agirligi 180 ve 6 molekül suyun agirligi ise
6*18=108 gram olduguna göre 100 gram karbonhidrattan 108
* 100/180=60 gram metabolik su olusur.
Hidrojen içeren ve oksidasyona ugrayan üç besin
ögesinden (Karbonhidrat,yag ve protein) olusabilecek metabolik
su miktarlari Tablo ile gösterilmistir.
Besin ögesinin Metabolik su 100g Besin maddesini enerjisi
ME kal/gr Besin ME sinin 100 kalorisi karsiligi olusan su/gr
Karbonhidrat 60 4 15.0
Yag 107 9 11.1
Protein 41 4 10.5
Susuzlugun
derecesine göre organizmada çesitli olaylar sekillenir.Kandaki
su normalin %3 ünden fazla eksilirse böbrekler metabolizma
artiklarini geçiremeyecek hale gelir.Insan organizmasinda
2 litre su kaybi olmasi halinde halsizlik,3 litre su kaybinda
belirli bir genel durum bozuklugu ,4 litre su kaybi ise tehlikenin
baslangici olarak kabul edilir.organizmadaki suyun %15-20 sinin
kaybi ise ölüme neden olmaktadir.Susuzluktan ölüm
kan yogunlugunun fazlalasmasi(Kanda 3-4 litre su vardir) ile ince
damarlarda dolasimin durmasi ile olur.Organizma bilesimindeki
karbonhidrat ve yagin tamamini ,proteinin %50 sini kaybetmesine
ragmen yasamaya devam ettigi halde,suyun %20 sini kaybettiginde
ölmektedir.
Suyun organizmadaki fonksiyonlari;
a-yapi maddesi olarak
Kaslarin bilesiminde %75-80
Kemik dokusunda %25
Yag dokusunda %20
Disin dentin dokusunda %10 oraninda bulunmaktadir.
b-Eritici
solvent olarak
Su organizmanin ihtiyaci olan maddeleri eriterek doku ve hücrelere
tasimaktadir.Dolayisiyla metabolizma artiklari da su ile tasinmaktadir.Ayrica
besinlerin sindirim sistemindeki seyri yumusatilmasi,emilmesi
ve kan dolasimi ile tasinmasi da su ile orantilidir.
c-Isi
regülatörü olarak
Isinin vücuttan atilmasi ve vücut isisinin ayarlanmasi
su ile saglanir.Örnegin futbolcular bir maç süresince
4-5 litre su kaybetmektedirler.Çok konusma ile de su kaybedilmektedir.Çok
yüksek yerlerde (2500m ve daha yüksek) oksijen azligi
nedeniyle solunum sayisi arttikça akcigerlerden fazla su
atilmaktadir.
d-Kayganlik
verici madde olarak
Su özellikle vucudun oynak yerlerinde ve iç organlarda
yeterli kayganligi saglayarak sürtünme ve asinmayi engeller.
Suyun
organizmadan atilmasi;
Metabolik olaylar sonucu olusan atiklar organizmadan degisik yollarla
atilmaktadir.
a-Idrar
ile
Alinan suyun %60 i idrar ile atilmaktadir.Su idrarla atilan bu
tur maddeler içinde eritici olarak görev yapmaktadir.yetiskin
bir insan günde 1-1.5 litre suyu bu yolla kaybeder.
b-Diski
ile
Bu yolla alinan suyun %5 i atilmaktadir.
c-Deri
ile
Organizmadaki suyun %20 si buharlasma ve terleme yoku ile atilmaktadir.
d-Akcigerler
ile
Her gün 0.4-0.5 litre su organizmadan disariya bu yolla atilmaktadir.
Sporcular için su kaybi ne kadar tehlikelidir.
Su kaybinin daha az olabilecegi düsünülen yüzmede
dahi bir saatlik yogun bir çalisma ile ortalama 2 litrelik
su kaybi söz konusudur.Su kaybi ile birlikte kalp normalden
daha hizli çalismaya baslar.Soluk alma güçlesir.Yorulma
süresi hizlanir ve çalisma süresi kisalir.
Vücutta su kaybinin etkileri
% 1-5 >> Susuzluk, Harekette düzensizlik,
Istahsizlik, Deri kizarmasi, Sabirsizlik, Yorgunluk, Kalp ritminde
artis.
%6-10 >> Bas agrisi, Soluk almada güçlük,
Kan volümünün degismesi, Konusma zorlugu, Hatirlama
güçlügü, Kan yorgunlugunda artma.
%11-20
>> Kramplar, Yutkunma zorlugu, Dilin sismesi, Görme
bozuklugu, Duyma zorlugu, Ates, Duyarlilikta azalma.
Vucud
agirliginin %2 lik su kaybinda:
Dayaniklilikta azalma(Su içildiginde normale döner)
olur.
Vucud agirliginin %4 lük su kaybinda:
Kuvvette azalma(Kayip su içildiginde hemen karsilanmaz)
olur.
Proteinler
Proteinler organizmalarin gereksinimi olan besin maddelerinin
en önemli gurubunu olustururlar.Karbonhidratlar aktüel
enerji tasiyici,yaglar rezerv maddeleri,proteinli maddeler ise
organizmanin temel yapi tasidir.Besinlerden alinan protein yalniz
hücrelerde vucud için özel doku ve organ proteinleri
yapi tas olarak kullanilmaz.Hormon ,enzim ve bagisiklik maddeleri
içinde hammadde olarak görev almaktadir.Yani proteinler
metabolizmada dogrudan rol oynar.Organizmada çok degisik
proteinler bulunur.Bunlar yalniz cinse özel degil ayni cinsler
arasinda organlara da özeldir.Yani ayni organizmada çesitli
organlardaki proteinler birbirlerinden farklidir.
Proteinlerde yag ve karbonhidratlardaki ayni elementler,karbon,hidrojen
ve oksijen bulunur.Fakat proteinlerde karakteristik olarak azot
ve bazen de kükürt vardir.Proteinler yapi taslari olan
aminoasitlerin bir araya gelmesi ile olusan büyük moleküllü
bilesiklerdir.22 farkli amino asidin degisik kombinasyonu ile
ile tabiatta milyarlarca degisik protein sentez edilmektedir.
Esansiyel
aminoasitle vucudun kendisinin imal edemeyip disaridan besinlerle
almak zorunda oldugu amino asitlerdir.Bunlar; valin,Izoloysin,Löysin,Fenilalanin,Triptofan,Lisin,Metiyonin
ve trionin dir. Organizmanin protein ihtiyaci daha çok
esansiyel aminoasitler üzerine kuruludur.Bir proteinin Biyolojik
degeri yani yani besleyici degeri bilesimindeki amino asit türüne
baglidir.Biyolojik deger: sindirim kanalindan emilen vucud proteinine
dönüsme oranidir.Yani biyolojik deger besin proteininin
,insan vucudu proteinine ne kadar çabuk degisebileceginin
ölçüsüdür.En yüksek degere sahip
protein yumurta aki proteinidir.Yumurta aki proteininin biyolojik
degeri 100 olarak kabul edilir ve diger proteinler buna oranlanir.
Proteinlerin
organizmadaki fonksiyonlari
1-Vucud dokularinin onarim ve yapiminda kullanilmak(Önce
onarim sonra büyümede kullanilir.
2-Enzim hormon gibi yasamsal olaylari düzenleyen kimyasal
regülatörlerin bilesimine girmek
3-Vücuttaki asit baz dengesini normal dengede tutmak için
tampon vazifesi görmek
4-Kalitsal faktörler için kromozom ve genlerin yapisinda
bulunmak
5-Kaslarin kontraksiyonunda görev almak
6-Hücrelerle hücreler arasi sivilar arasinda besin unsurlarinin
degisimine yardim ederek ödemlere sebebiyet veren sivilarin
anormal bir sekilde toplanmasina engel olmak
7-Enerji veren diger besin unsurlari(Karbonhidrat ve yag)yeteri
kadar alinmazsa veya diyetle fazla protein alinirsa enerji saglamak.
Sporcu beslenmesinde günlük protein gereksinimi
Vucuda alinan proteinler sindirim sisteminde aminoasitlere kadar
parçalanirlar.Bu amino asitler yukarda bahsettigimiz islevlerde
kullanilmaktadir.Sporcularin,spor yapmayan kisilere göre
daha gelismis bir vucud yapisina sahip olduklari bir gerçektir.Kaslarin
yapisini proteinler olusturur.Buda sporcularin daha fazla protein
almalari gerekligi fikrini dogurabilir.Ancak kaslarin %70 i sudur.Su
disindaki agirligin ancak yarisini proteinler olusturur.
Kaslardaki protein oranini koruyabilmek için günlük
kullanilan protein kadar alinmasi gereklidir.Günlük
kas çalismasindaki artisla birlikte protein gereksinimi
de artar.
Saglikli bireylerde her kilogram vucud agirligi basina 0.8-1.1
g protein yeterli iken sporcularda bu oran 1.5-2 grama kadar yükselir.Yani
günlük alinmasi gereken enerjinin %15-20 sinin proteinlerden
karsilanmasi gerekir.Büyüme çagindaki genç
sporcular yalniz kas kuvvetlenmesi için degil büyümeleri
içinde proteine ihtiyaç duyduklarindan günlük
enerjinin %25 ine kadar protein alabilirler.Demek ki kuvvet gerektiren
spor dallarinda yarismacilar vucud agirliklarinin her kg için
2-3 g protein ,çabukluk isteyen spor türleri ile dayanikliligin
önemli oldugu spor dallari için de 1.5-2 g protein
yeterlidir.
Özellikle kuvvet gerektiren spor dallarindaki sporcularin
birçogu protein gereksinmelerini protein tozlari alarak
karsilama egilimindedirler.Günde 4-6 saatlik agir antrenman
döneminde ,sporcunun yeterli yiyecek tüketemedigi durumlarda
protein tozlari pratik bir çözüm olmaktadir.Ancak
enerjinin besin ögelerine dagilim dengesini korumak için
protein tozlarinin gelisi güzel kullanilmasi önerilmez.
Proteinlerin kas gelisimine etkileri
Sporcular arasinda en yaygin inançlardan biriside Protein
bakimindan zengin yiyeceklerin(Özellikle hayvansal kaynakli)
vucud kas kitlesinde artisa neden olacagidir
Diyetle alinan proteinler,kas kitlesinin gelisimi için
gerekli aminoasitleri saglarlar.Ayrica insan vucudu mevcut proteinlerin
yikimindan ortaya çikan aminoasitleri tekrar kullanabilme
yetenegine de sahiptir.Örnegin 75 kg vücut agirligina
sahip bir kisi günlük diyetle 100 g protein aldiginda
,vucudu 400 g protein sentezler.Bu nedenle kas kitlesinin gelisimi
için gerekli protein oldukça azdir.Bu konuda yapilan
arastirmalarda antrenmanlara yeni baslama dönemlerinde vucud
kas gelisimi ilave olarak verilen günlük 7-8 g proteinin
yeterli olacagi belirtilmektedir. Sporcular almalari gereken proteinin
vücut agirliklari ve spor dallari ile orantili olmasi gerektigini
unutmamalidirlar.Genis vucud kitlesine sahip olanlarin protein
ihtiyaçlari daha fazla olacaktir.
Amino asitlerin enerji olusumuna etkileri
Son yillarda yapilan çalismalarda organizmanin amino asitleri
yakit olarak kullandigini göstermektedir.Özellikle dayaniklilik
eksersizlerinde,enerji olusumuna aminoasitlerden löysin,izolöysin
ve valin %5-12 oraninda katilabilmektedir.Bu katilim vucud glikojen
depolarinin bosalmasiyla artabilmektedir.Bunu yani sira sporcularin
gereksinimlerinden fazla aminoasit alimlarinin performansi arttirmayacagi
da bilinmelidir.Bahsedilen aminoasitler hayvansal kaynakli besinlerin
yer aldigi dengeli beslenme ile rahatlikla karsilanabilmektedir.
Vücutta yapilamayan esansiyel aminoasitlerin mutlaka organizmaya
kazandirilmalari gerekir.Bazi aminoasitler ise doku yikimi esnasinda
serbest hale geçerek vücutta tekrar kullanilmaktadir.Dolayisiyla
insan vucudu aminoasitleri ve proteinleri kullanirken oldukça
ekonomik hareket etmektedir Insanlar üzerinde yüksek
doz aminoasit kullaniminin etkileri henüz denenmemis olmasindan
dolayi tam olarak bilinmemektedir.Bu konuda deney hayvanlarinda
yapilan çalismalarda karaciger böbrek büyümesi,organlarda
tümör olusumuna rastlanmistir.Sindirim kanalinda önemli
bir rahatsizligi olmayan sporcularin direk protein alimlari ile
aminoasit kullanimlari arasinda bir fark yoktur.
Protein tozlarinin etkileri
Konsantre olarak hazirlanmis protein tozlari yüksek oranda
(%90)protein içermelerine karsin yag ve kolesterol oranlari
düsüktür.Vücut gelisimine halter gibi spor
dallarinda özellikle yogun antrenman dönemlerinde sporcularin
protein gereksinimleri de artmaktadir.Bu ihtiyaç normal
saglikli bireylerden 1-1.5 misli daha fazladir.Yine bu spor dallarinda
sporcular vucud agirliklarini yani vucud yag yüzdelerini
korumak zorundadirlar.Iyi kaliteli protein kaynaklarinin(Hayvansal
proteinler) yapilarinda ise yag orani yüksektir.Bundan dolayi
bu spor dallarinda protein tozlari pratik bir çözüm
olarak düsünülebilir.Ancak protein tozlari kullanilirken
bazi hususlara dikkat edilmesi gerekir.
Bunlar:
1-Sporcunun günlük protein ihtiyaci bilinmelidir
2-Protein kullaniminin sporcunun enerji dengesini bozmayacak sekilde
ayarlanmasi gerekir.
Gerektiginden fazla alinan proteinlerin vücutta yag olarak
depolandigini unutmamak gerekir.
Fazla
proteinin zararlari
1-Proteinler
vücutta depo edilmez.Alinan proteinlerin fazlasi yaga dönüserek
depo edilirler.Yagin artmasi sporcunu performansini düsürüp
istenmeyen vücut agirligi tesekkülüne sebep olur.
2-Protein bakimindan zengin hayvansal kaynakli besinlerin yapilarinda
kati yag ve kolesterol bulunmaktadir.Bu tür yiyeceklerin
fazla oranda tüketimi ileri yaslarda kalp-damar hastaliklarina
yakalanma riskini arttirir.
3-Proteinlerin parçalanmasi sonucu olusan artik maddelerin(Ürik
asit) atimi böbrekler yoluyla oldugundan sporcularda su kaybina
yol açar.
4-Fazla protein vücuttan kalsiyum atimini hizlandirir
Yetersiz
protein alinmasinin zararlari
Vucuda
yeterli protein alinmadigi durumlarda vucud kendi hücrelerini
kullanir.Bunun sonucunda önce büyüme durur.Daha
sonra vucud agirliginda azalma baslar.Vucudun hastaliklara karsi
direnci azalir.Hastaliklar uzun süreli ve daha agir seyreder.Hemoglobin
yapilamadigi için kansizlik meydana gelir.
KAYNAKLAR :
1.
Last JM, Wallace RB. Public Health & Preventive Medicine 13
th Edition. Appleton & Lange. 1992. London
2.
Bertan M, Güler Ç. Halk Sagligi (Temel Bilgiler).
Hacettepe Halk Sagligi Vakfi. 1995. Ankara
3.
Köksal O. Türkiye'de Beslenme: Türkiye 1974 Beslenme
- Saglik ve Gida Tüketimi Arastirmasi. 1977. Ankara
4.
Tarim ve Köyisleri Bakanligi/UNICEF. Gida Tüketimi ve
Beslenme. 1987. Ankara
5.
Baysal A. Genel Beslenme 8. Baski. Hatiboglu Yayinlari. 1993.
Ankara
6.
Berkow R (ed). The Merck Manual of Diagnosis and Therapy 15 th
Edition. Merck & Co Inc. 1987. Rahway, NJ
7.
Compton's Interactive Encyclopedia. 1997
8.
Muthoo MJ, Onul T. Agriculture in Turkey. TC Ziraat Bankasi. 1996.
Ankara
9.
Tayfur, M. ve Ünalan, K. Besin Katki Maddeleri. Sürekli
Tip Egitimi Dergisi. 1998. 7 (1) :
10.
Bagci, T. Gida Katki Maddeleri ve Sagligimiz Üzerine Etkileri.
Hacetepe Tip Dergisi. 1997. 28(1):
11.
WHO. Healthy Nutrition An Essential Element of a Health-Promoting
School. 1996. Geneva